YourSite - Slogan Here!

Yenilikler…

Çok zaman geçti yazı yazmayalı, evet bunu neredeyse her yazımda söylüyorum ama yazmak gelmedi içimden, aslında geldi ama erindim yine. Hayatımda çok önemli değişiklikler yok aslında, yakın bir zamanda 8 Eylül de onun doğum günü. Sanırım artık harekete geçicem. Korkuyormuyum ? Evet… Her zaman ki gibi…

World of Warcraft hakkında da değişiklikler var,  The Noob bitti. En azından benim için bitti. İnsanlar gerçekten 2 yüzlü olurmuş. Yüzüne konuşulan ve arkandan gizli kapılar arkasında konuşulanlar farklı olması insanı gerçekten rahatsız ediyor. Yaptığım doğru değil, görmemem gereken bir yer ama gördüm, keşke görmeseydim. Neyse artık önümüze bakıcaz, Şuan geçici olarak Titans guildindeyim, yakın bir zamanda da guild kurma gibi bir düşüncem var. Umarım bunu gerçekleştirebilirim. The Noob’u sevdim, içerisindekileri sevdim, Genelde iyi kişiler mevcuttu. Soğuk insanlar yok mu ? tabi ki var, her yerde mevcut bu kişiler, Ama iyi insanlar da var. Burtay abi var, Hasan var, Hakan abi var, Ayçe var, Tuhaf bir insan ama içi dışı bir olan Süleyman var, Dağhan vardı, Erdem vardı, Berkay vardı… daha da çoğaltılabilir. Ama kırıldım bazılarına. Onur abiye, Tarık abiye, en çok ta Ferhan abiye. Çok mu kötü insanlar tabi ki değil ama bencil insanlar. Aile duygusu gelişmemiş insanlar vefa denen şey semt adı bile değil onlar için. Gelecek gelecek ve onlar bazı görmek istemedikleri şeyleri görecekler. Umarım istediklerimi yapacak kadar zamanım olur ve bazı şeyleri gösteririm onlara.

O’na gelecek olursak. Onun için açtığım web sitesine yine bir yazı ekledim. Üçüncü erteleyişim oldu bu, umarım son olur. Doğum gününde çiçekleri göndermeyi istiyorum. Onu sevdiğimi bilmesini, onunda beni sevmesini istiyorum. Çok mu şey istiyorum ? evet, biraz. Ama artık bu yönden de mutlu olmayı hak ettiğimi düşünüyorum. Duygu yoğunluğu yaşıyorum işte seviyorum onu ne yapabilirim ? Çok tatlı duruyor, o şaşkın şaşkın etrafı izlemesi bana nedense çok sempatik geliyor. Evet güzel kız, çok güzel. Belki de benim için fazla güzel bilmiyorum ama artık söyleme zamanı geldi… Artık konuşmak istiyorum onunla, ben konuşmayı da severim susmayı sevdiğim kadar. İki hafta sonra çarşamba günü ilk hamleyi yapmak istiyorum. 8 Eylül seni şuan seviyorum. Umarım 16 şubat gibi hep aklımda kalırsın. Umarım teklifimi kabul eder…

Dizi Dizi Diziler

Ve Lost bitti. Diğer dizilerde sezon finallerini yaptı. Yıllardır yabancı dizi izleyen biri olarak. Yerli ve yabancı diziler arasında her konudaki kalite farkını biliyorum. Ama bu yazının amacı karşılaştırma yapmak değil, enazından yerli ve yabancı diziler arasında. İzlediğim diziler arasından en iyi 10 diziyi sıraladım, eğer hala izlemeyenleriniz varsa bu dizilerden izlemeye başlayabilirsiniz.

10- Kyle XY

Hafızasını kaybetmiş, konuşmayı bilmeyen daha doğrusu sanki 16 yaşında dünyaya gelmiş gibi bir çocuk Kyle. Hiç birşeyi bilmiyor ve hatırlamıyor. İlginç olayların olduğu bu dizi 3 sezon sürdü. Bildiğim kadarıyla yeni sezonu çekilmeyecek olan dizi izlenmeye değer bir dizi olarak aklımda kalmış.

9- The Office

Kağıt dağıtımı yapan şirketin bir şubesinde geçen olayların işlendiği dizide oldukça doğal ve gerçekçi karakterleri göreceksiniz. İlk bölümleri biraz tutuk olsa da ilerleyen bölümlerinde Micheal ve Dwight’ın başı çektiği enteresan durumlarla karşılaşacaksınız. 6. sezonu biten ve daha devam edecek olan diziyi izlemenizi öneririm.

8- Flash Forward

Babamın tavsiyesiyle izlediğim ve beğendiğim ilk dizi olma onurunu taşıyor. Dizide, Dünyada ki bütün insanların 2 dakika 17 saniye boyunca bilincini yitirmesi ile başlayan dizi, CERN ve Paralel Evren ile ilgili konularında geçtiği değişik bir dizi. ilk sezonu bu hafta bitecek izleyebilirsiniz :)

7- Heroes

İlk sezonunda neler olduğunu hayal meyal hatırlayabildiğim bu dizi aslında bir zamanlar favori dizimdi. Ama ne olduysa kendini her sezon tekrar etmesiyle olacak birden gözümden düşmeye başladı. Ana karakterler ölmüyor, ölse bile diriliyor veya ikiz kardeşi hatta üçüz kardeşi olarak geri dönüyor. O da olmadı şekil değiştiren birisi onun kılığına giriyor ve dizide kalmaya devam ediyor. Onun dışında yaratıcı karakterlerin olduğunuda belirtmem gerekir. Sylar ve Peter dizinin dikkat çeken oyuncuları. 4 sezonu geride kalan diziyi eğer boş zamanınız varsa izlemenizi öneririm.

6- The Big Bang Theory

Çok güzel ama genel kültürü biraz zayıf bir kız ve onun komşusu 2 zeki ve genç bilimadamları ve tabi onlarında yine 2 adet bilimadamı arkadaşının başrollerini paylaştığı dizi. Dizideki bütün karakterler oyuncularının üzerine “cuk” diye oturmuş durumda. Dizideki espriler çok orjinal ve eğlenceli. Özellikle 20 dakikalık bir dizi olması sebebi ile izleyicileri sıkmıyor. 4 sezon geçmiş olmasına rağmen dizide en ufak bir sıkma veya tekrar söz konusu değil. Eğer bu tip dizilerden hoşlanmazsanız dizideki Penny yani Kaley Cuoco için bile izlenmeye değer bir dizi.

5- How I Met Your Mother

Bir adamın çocuklarına, anneleriyle nasıl tanıştığını anllattığı dizide 5 sezon geride kaldı. Genelde eğlenceli olan 20 dakikalık bu dizi, Ted’in 30-40 adet kızla çıkmasına rağmen hala karısıyla olan bölüme gelmemesi biraz sıkmış durumda. Onun dışında dizide efsane dizi karakterleri bölümüne girecek bir karakter mevcut, Barney. Sadece O bile diziyi izlenir kılıyor. Kendini tekrar etmeye başlasa da hala yeni bölümünü izlemek için beklediğim dizilerden birisidir kendisi.

4- House M.D.

Efsanevi bir karakterde bu dizide. Diziye adını veren Gregory House isimli bir doktor. Aslında kendisi biraz dahidir, ilginç tedavi yöntemleri ve karşısındakini çözme şekli müthiş. 6 sezonu devirmiş bu dizi de doğal olarak biraz kendini tekrar ediyor. Örneğin önümüzdeki sezonda tekrar Vicodin’e başlıyacak, Hadley yani 13 numara tedavisi sebebiyle 2. kez ayrıldığı ekibe tekrar dönecek ve yine tekrar edecek bir olayda Dr.Cameron tekrar diziye dönecek. Bunlar tamamen tahminlerim ama farklı bir şey olacağını sanmam. Bu tekrarları saymazsak dizi gerçekten müthiş ve izlenmeye değer bir dizi.

3- Lost

Bir çok otoriteye göre gelmiş geçmiş en iyi dizi. Bana göre değil, Zaten öyle olsa kendisini 1 numarada görürdük. Dizi kendini tekrar etmeye başlıyor hatta bazen saçmalamaya başlıyor. Ama tüm bunları kabul edipte izlerseniz gerçekten güzel bir dizi. Oyuncu kadrosu oldukça kaliteli ve kalabalık.

Spoiler

Dizi finali, izleyicilerinin neredeyse hiçbirini tatmin etmedi. Bana sorarsanız ben beğendim. Hatta bazı kişilerin yanlış anladığınıda düşünüyorum. Finalde hepsi cennette veya araf denilen cennet-cehennem arasındaki lobby’deler. ama dedikleri gibi orada zaman denen birşey olmadığı için hepsi aynı zamanda ölmedi. Yani finalde uçakla havalananlar daha sonra belki hastalıktan belki intihar ederek öldüler ama orda ölmediler. Sonuçta onlara katılıyorlar. Bir başka yanlış anlamada buna yakın birşey, bazılarıda uçak ilk düştüğü zaman hepsinin ölmüş olduğunu ve Jack’in bir kaç saniyedeki hayali olduğunu düşünüyorlar. Bu da doğru değil, Oradakilerin hepsi hayatta. Onlar öldükçe, benim uçağın düşmediği paralel evren olduğunu düşündüğüm halbuki araf diye geçen bölümde istedikleri gibi mutlu bir hayata devam ediyorlar.

Spoiler

Dediğim gibi ben finalini sevdim. Gerçekten izlenmesi gereken bir dizi ve şiddetle öneririm. Boşverin insanlar ne diyor, izleyin kendiniz karar verin.

2- Supernatural

İşte uzun süre favoriliğini korumuş dizim. Önümüzdeki sezon Supernatural’ın son sezonu, kimilerine göre 6. sezon onlar için finaldi. Ama dizi bitmedi. “6 sezon geçmiş ve dizi tekrar etmiyor mu ?” diye sorabilirsiniz. Dizi tekrar ediyor tabi ki ama o kadar eğlenceli ve aksiyon dolu şekilde ediyorki izlediğiniz 40 dakika asla size yetmiyor. Diziyi, Dean ve Sam isimli iki kardeşin başından geçen olaylar diye basitçe anlatabiliriz. Ama normal olaylar değil tabiki, İsminden de anlaşılacağı gibi kendine ait üslüpla Doğaüstü olayları konu alıyor. Bu dizide bana göre sinema ve dizi tarihinin en iyi yaratılmış ve sahnelenen kararkteri mevcut, Dean. Bir insan bu kadar cıvık, ciddi, sert, komik, cesur ve aynı zamanda korkak olamaz. Ama hepsinide müthiş bir şekilde yapıyor.Dizide basit hayaletlerden Gulyabanilere, şekil değiştirenlerden cadılara, meleklerden şeytarana hatta tanrılara kadar her türlü mitolojiyi barındırıyor. İzlerken asla sıkılmayacağınız ve ilginç hikayesiyle kendine çeken bir dizi. Kesinlikle izlemelisiniz.

1- Spartacus: Blood and Sand

Gelmiş geçmiş en iyi dizidir kendisi. Henüz IMDB’de puanı bile olamayan bu dizi benim favori dizim. Başrolünde Andy Whitifield’ın oynadığı bir şaheser. Spartacus, geçmişte köleliğe mahkum edilmiş ve isyan ederek kurduğu köle ve gladiatörlerden ordusu ile romay imparatorluğunu sarsmış bir kişi. Dizide onun bu yolculuğunu anlatıyor. Çekim ve efektler olarak 300 spartalıyı andıran ve hiç bir aşırılıktan kaçınmayan dizi için 18 yaş uyarısını yapmam gerekiyor. Kopan kafa ve bacaklar, dışarı çıkan bağırsakların dışında birde neredeyse her bölümde en az 1 kere erotik filmlere taş çıkartacak kadar cesurca çekilen sex sahneleri. Dizide, bulunan öğeleri saymakla bitiremeyiz ama emin olun herşey var. Dizide izlemeye doyamadığım birde kadın oyuncu var. Spartacus’un karısı olan Sura isimli tarakyalıyı Erin Cummings oynuyor. Dizideki bütün karakterler ve oyuncuları uyumlu. Hatta Spartacus’ü görünce gözünüzü hırs, Glaber ve Batiatus’u görünce gözünüzü intikamdan başka birşey görmeyecek. İlk sezonu biten dizi için iki sezon olacağı söyleniyordu ama çok tutan dizinin üçüncü sezonunun da olacağı dedikoduları kulağıma geldi. Umarım 3 sezon olur çünkü 13 bölümlük ilk sezon bana yetmedi. Kesinlikle izlemeniz gerektiğini düşündüğüm bu diziyi kesinlikle izleyin yoksa çok şey kaçırırsınız.


Linda!…Linda!… Linda!….

LİNDA..Bir aşk mektubudur.İki sevgilinin hazin aşk öyküsüne dair..

Lütfen sus….

Ve dinle..

Ta başından başlayacağım

İşte Linda

Ta ilk geceden

Lütfen yırtma ve oku

Sana herşeyi anlatacak bu

Biliyorsun Linda

O geceyi sende hatırlarsın

Gökten alevle göz kırpan ay

Her taraf karanlık sonumuz gibi

Yalnız bir şey vardı Linda parlayan

Yalnız gülen gözlerin

Susuyordun sen

Konuşan yalnız kendim

Sus

Bilseydim böyle olacak sonumuz

Konuşurmuydum bende susardım

Heyhat geçmiş

Yine bir hatıra Linda

O zaman boş şimdi boş

Gençtik ikimiz

Çocuk misali

Susman belkide ondan

On sene Linda

Dile kolay bu

Tam on sene seviştik

Heyhat sevgilim

Heyhat boş

Ne o Linda ağlıyormusun

Gözlerindeki yaş ne

Teker teker hatırlıyorum

Gezmeye ilk çıktığımız zaman

Elma çalmıştık

KOmşumuzun bahçesinden

Hatırlıyormusun.

Ayakkabı vuruyor diye

Nasıl ağlamıştın ayağına

İnanırmısın

O zaman öyle güzeldin ki

Ne o gülümsüyormusun Lİnda

Hoşuna gitti değilmi mazi

Ama boş gülmekte boş

Yine ilk günlerden bir gün

Sana gelecektim

Babam bırakmadı

Bende evden kaçmıştım

Geldim

Heyhat!…..gitmiştin

Buluşamadık

Ne kadar kızmıştın

Değil mi? Linda

Hatırlıyormusun

Hani

Bir gecede geç vakit

Bekçi

Yolumuzu kesmişti

Nereden geliyorsunuz diye

Ve

Yine bir gün bizi

Öpüşürken gören yine

O bekçiydi

Değil mi? Linda

Gülmüştü

Kafasını sallamıştı kızgın

İşte böyle

Günlerimiz böyle geçiyordu

Kahkahalarla dolu

Her anı

Son günlerdi

Evlenecektik

Evimiz

Ne renk olacaktı Linda?

Bir daha söyle ne olur.

Beyaz olacaktı değilmi?

Susuyorsun sevgilim

Gene susuyorsun

Ne olur söyle Linda

Neden geldi o adam

Söveceğim olmuyor.

Linda kocan

Çocuklarının babası

Seviyorsun onu değilmi?

Çılgınca hemde biliyorum

İnkar etme boş

Beni unuttun değilmi

Sus Linda

Ne olur sus!

Tıpkı o zamandaki gibi

Söyleme beni dinle

Beni de davet etmiştin düğününe

Ama gelmemiştim

İçmiştim

Sarhoş olmuştum Linda

Şarkı söylüyordum sokaklarda

Sensiz baharı neyleyim

Ve o gece

Oraya gelmiştim

Unutmak ve

Unutmak için

Heyhat! boş unutamadım

Mesutsun deeğilmi Linda?

Öyle özledim ki seni

Ne o korktunmu Linda?

Korkma gelmeyeceğim

Gelsem görünmem zten

Kahvedeyim Linda

Radyoda şarkı var,

Sensiz baharneyleyim

Uzun oldu mektubum

Linda uzun

Belkide okumamışsındır

Hepsini yırtmışsındır

Belkide okuyup ağlamışsındır

Sana bir şey gönderdim Linda

Son bir hatıra

Bu mektubun içinde Linda

Ne olur onları sakla

Belkide okuyup gülmüşsündür

Sormayacağım bunları sana

Biliyorum Linda

Gazete okumuşsun sıkar seni kazalar

Ama bu pazar oku

Gazeteler yazacak Linda

Yazacak

Bir kaza oldu

Bir serseri intihar etti ezildi

Dudaklarımda hıçkırık misali

Bir ses

Linda!…Linda!… Linda!….

Yazarını bilmediğim güzel bir mektuptur..

Aşk…

“Aşk Nedir ?” diye soranlara.

Aşk, yokluk içinde zenginliktir,
Aşk, çölün ortasındaki vahadır,
Aşk, Yin’in içinde ki Yangdır,
Aşk, sevgidir, sadakattir.

“Nasıl Aşık olunur ?” diye soranlara.

Aşkı bulamazsın, o seni bulur,
Aşkı unutamazsın, unutturmaz,
Aşkı duyamazsın, kalp kadar sessizdir,
İsteyerek, bilerek aşık olunmaz.


“Aşk Biter mi?” diye soranlara

Aşk, geçmişte değil, gelecekte yaşamaktır,
Aşk, boş bardağı, dolu olarak görmektir,
Aşk, bir filmin herhangi bir anında başlar,
Sonunda dahi bitmez.

cevapsız sorular..

yorgunum, sinirliyim..ağladım.. kendimi çok güçsüz hissediyorum , yanlız..bu yanlızlık öyle bir yanlızlık ki  asla giderilemeyecek.kanayan bir yara..durmayacak bu kan..ve eksik kalacak hep bir yanım.asla tam olarak mutlu olamıycam..hep bir eksiklik olacak..benim hatam biliyorum ama bu büyük bedel neden ? nasıl bir hatanın bedelini insan ömrü boyunca öder ki ? nasıl bir adalettir bu ? bu ve bunun gibi cevapsız sorular..öksüz sorular..piç..sorgulamak birşeyleri anlamlandırmaya çalışmak çok yoruyor beni..başta keyifliydi ama artık yoruldum. yetmiyor gücüm..ara vermem lazım , dinlenmem toparlanmam lazım..müzik dinlemek istiyorum..uyumak ve müzik dinlemek..ama bu kadar vaktim yok..karnım aç ama birşeyler yemek istemiyorum. kendimi cezalandırıyorum sanırım bu şekilde..elimden başka bir şey gelmiyor.keşke gelse. gelmiyor ama..bir çok şeye gücüm yetiyor.. bir soruna birden çok çözümle gidebiliyorum ama şu an hiçbir çözümüm , cevabım yok..yenilenmem , toparlanmam lazım..kendi başımın çaresine bakmam lazım..belkide hayatım boyunca asla cevap bulamayacak bu sorular.. ya da alacağım cevaplar beni hiç bir zaman tatmin etmeyecek.. peki öyleyse neden bu cevap arayışı ? sonunu bildiğim halde neden bu ısrar ? bunlar ve yüzlercesi cevapsız sorular…

Sen Hiç Aşık Olmamışsın…

Çiçekler artık o kokmuyorsa,
Yollar uzun geliyorsa,
Kalp atışların yavaşladıysa,
Ona bir şans daha vermiyorsan,
Sen hiç aşık olmamışsın.

Göz rengini unuttuysan,
Gülüşünü artık duyamıyorsan,
Onu ilk görüşünü hatırlamıyorsan,
O yanındayken ne yaptığını biliyorsan,
Sen hiç aşık olmamışsın.

Başını yastığa koyunca uyuyabiliyorsan,
Geleceğinize dair planlar yapmıyorsan,
Onu mutlu edebilirmiyim diye endişelenmiyorsan,
Gözün başkasını görebiliyorsa,
Sen hiç aşık olmamışsın.

Kendinden taviz vermiyorsan,
Kararları ortak almıyorsan,
Bir “Seni Seviyorum” u fazla görüyorsan,
Çiçekler dalında güzelse,
Sen hiç aşık olmamışsın.

Ona “Banane” diyebiliyorsan,
Onunla arkadaş kalamıyorsan,
Onun değil, senin mutluluğunsa,
Kusura bakma kardeş,
Sen hiç aşık olmamışsın.

Seni Özlüyorum

En çok neye üzülüyorum biliyormusun ?
Sen buradayken, hergün bakabildiğim o güzel gözlerinden bu kadar uzak kalmaya,

En çok neyi özlüyorum biliyormusun ?
Fark etmeyesin diye yaptığım o korkak ve kaçamak bakışları,


En çok neye heyecanlandım biliyormusun ?
Havaşta listeler asıldığında ilk senin adına baktım ve adının yanında gördüğüm “onaylı” yazısına


En çok neye sinirleniyorum biliyormusun ?
Karşılaştığımız o kısıtlı zamanlarda söylemek istediğim okadar çok şey varken, alakasız şeyleri konuşmaya.

En çok neyi anlamıyorum biliyormusun ?
Aşk’ın olmadığını düşünen bu adamı nasıl kendine aşık ettin ve nasıl bir anda aşık oldum.

En çok ne zaman mutlu oluyorum biliyormusun ?
Yer ve mekan fark etmeksizin, adının geçtiği anlarda.

En çok neye gülüyorum biliyormusun ?
İlk günden beri, geçecek, unutursun diyenlerin yüzüne hala ilk günkü kadar sevdiğimi söylediğimde, onların yüz ifadelerindeki şaşkınlığa.

En çok neyden korkuyorum biliyormusun ?
Sana olan aşkımdan dolayı, seni benden daha mutlu edebilecek birinin olduğunu düşünmekten ve sırf bu yüzden senden vazgeçmekten.


En çok neyi istiyorum biliyormusun ?
Rüyalarımda gördüğüm o güzel kız çocuğunun annesi olmanı ve beraber mutlu bir hayat sürmeyi.

En çok nelerden eminim biliyormusun ?
Sana olan aşkımın hiç bitmeyeceğinden ve daha önce kimseye aşık olmadığımdan,
Seni başka birisinin benim kadar çok sevemeyeceğinden,

Ve hayatımda ilk kez kime “Seni Seviyorum” dedim biliyormusun ?
Bence biliyorsun…

Ölmek İstiyorum…

Ölmekten korkmuyorum, Öleceğimi biliyorum ama korkmuyorum. Bu dünyaya gelmiş ve hiçbir şey yapmamış olarak ölmekten korkuyorum. Dünya ile orantılı olarak Türkiye de gittikçe kötüye gidiyor ama böyle elim kolum bağlı şekilde oturmaktan nefret ediyorum. Denizler gibi ölmek isterdim, Onlar kadar coşkulu, istekli ve onlar kadar onurlu. Bu ülkeye az da olsa bir şeyler yaptıktan sonra girmek isterdim toprağa. Amacım peşimden birilerini sürüklemek bir akım yaratmak değil, amacım insanların gözlerini açmak. Artık doğruyu görmelerini sağlamak. 20′lerinde ki gençler hiç korkmadan kendi canlarını verebiliyorlarsa ve bu ülkede hala bazı insanlar onlara terörist diyebiliyorsa, bu ülke için canını veren terörist olmak istiyorum. Hatırlanmak da istemiyorum ama faydalı olmak istiyorum. Devrimin öncüsü değil devrimin parçası olmak istiyorum, ön plana çıkmak istemiyorum o çark’ın bir dişlisi olarak ölmek istiyorum. Ya da…

Ölmekten korkmuyorum, Aşık olarak ölmek istiyorum. Ya aşkımdan ya da aşktan ölmek istiyorum. Sevdiğim kişiyi biliyorum, onunla yaşamak ve mutlu olduktan sonra ölmek istiyorum. Güzel bir dünyaya güzel bir çocuk hediye ettikten sonra ölmek istiyorum. Dünyaya bir yük değil bir armağan vermek istiyorum. Herşeyin farkında olan güzel ve zeki bir kız veya bu toprakları adam edebilecek şekilde yetiştirilmiş bir erkek çocuğu istiyorum. O adam olmuş topraklarda yatmak istiyorum, yobaz topraklarda değil. Evde, mutlu, sıcak bir yuvam olsun istiyorum. Heyecanlı bir birlikteliğim olsun istiyorum. Kalbimdeki ateşin kolay kolay sönmeyeceğini biliyorum, onun da bu ateşi körüklemesini istiyorum. Çocuğuma sağlam bir gelecek bırakmak istiyorum ve daha sonra ölmek istiyorum ama sevdiğimden önce ölmek istiyorum, ondan sonra ölürsem aşktan değil üzüntüden ölürüm, ben aşktan ölmek istiyorum.

Aptal bir trafik kazasında ölmek istemiyorum ya da kaza kurşunuyla. İftira atılmış şekilde hapiste çürümek istemiyorum veya intihar etmek istemiyorum. Boğularak ölmek istemiyorum yada yanarak ölmek istemiyorum.  Ya mutlu bir aile babası ya da kendisini davasına adamış bir devrimci olarak ölmek istiyorum…